ÇOCUKLARIMIZA SEÇİM YAPMAYI NASIL ÖĞRETEBİLİRİZ?
Doğduklarından itibaren uygulayabileceğimiz bazı yollar vardır. Alışverişe gittiniz. Diyelim ki çocuğunuz daha 6 aylık, iki oyuncak seçip gösterin ve “hangisini almak istiyorsun” diye sorun. Çocuk ikisine birden uzanabilir. Sadece bir tane alabileceğini söyleyin ve aynı soruyu çocuk bir tanesini seçene kadar tekrarlayın. Daha büyüdüğü zaman, elinize giydirmek istediğiniz kıyafetlerinden iki tanesini alın ve benzer soruyu tekrarlayın. “hangisini giymek istiyorsun ?” önüne 3–5 çeşit yemek koyun ve hangisini yemek istiyorsa onu yedirerek başlayın. İlla ki önce çorbayı içmesi, sonra köfteyi yemesi, en son pilavı yemeyi tercih edecektir. Bu tür davranışlar, çocuğunuzun fikirlerine değer verdiğinizi ve ona güvendiğinizi hissettirecektir. Daha ileride, okul öncesi, alışverişe gittiğinizde, ona da para verin ve kendisi için bir haftalık bisküvi ve çikolata alabileceğini söyleyin. İlk başta tek parça alırken, 2- 3 hafta içinde her güne küçük şeyler almayı öğrenecektir.
Arkadaşlık meselesi de dâhil olmak üzere her türlü sorunu konuşarak, çocuğumuza anlatarak çözebiliriz.
En başta onu dinlemeyi öğrenmeliyiz. Eğer çocuğumuz sokaktan eve gelip arkadaşının kendisine vurduğunu söylerse, anne olarak söyleyebileceğimiz bir kaç şey vardır. 1) bir daha o çocuklar oynama çocuğumuz itiraz etmeye başlayabilir. Başka arkadaşı olmadığını veya onun en iyi arkadaşı olduğunu söyleyebilir. Siz ise o çocuğun kendisine zarar verdiğini anlatmaya çalışıyorsunuzdur. Bu konuşma, bir tartışma ile bitebilir. 2) sen ne yaptın o sana nedensiz vurmamıştır. Çocuğunuz kendini savunmaya geçer. Siz nedeni bulmaya çalışırsınız.
O size hiçbir şey yapmadığını anlatır. Olay çözülmez. 3) boşver arkadaşsınız olur böyle şeyler diyebilirsiniz.
Çocuğumuza eğer konuşmaları yapıyorsak onu anlamadığınızı bildiriyoruzdur. Diyelim ki eve geldiniz ve eşinize en yakın iş arkadaşınızla tartıştığınızı anlatıyorsunuz. Onun size verdiği cevap “bir daha onunla konuşma” oluyor. Ne hissedersiniz? Tabii ki anlaşılmadığınızı, çünkü siz en yakın arkadaşınızla tartıştığınız için üzgünsünüzdür. İlişkinizi düzeltmek konusunda endişelisinizdir. Belki onun davranışı karşısında hayal kırıklığına uğramışsınızdır. Eşinizin tavrı karşısında, onun söylediklerinin bir çözüm yolu olmadığını kalben biliyorsunuzdur. Bir dahaki sefere böyle bir durumda eşinizle bu gibi sorununuzu paylaşmazsınız. Eşinizin yapması gereken size sizi ne kadar üzgün gördüğünü söylemek veya endişeli olup olmadığınızı sormak olabilirdi ve siz, bu konuşma ilerlediği zaman arkadaşınızın bir sorun yaşıyor olabileceği fikrine ulaşmaz olurdunuz. Eşinizin hemen öneride bulunup sorununuza çözüm getirmesi arkadaşınız ile olan ilişkinizin düzelmesi yolunda bir yardım sağlamadı.
Aynı şey çocuğumuzun arkadaşıyla olan kavgası içinde geçerli çocuğumuza nasihat etmek öneri sunmak çözüm getirmek yerine duyguları hakkında konuşmalıyız “kavgadan dolayı kendini nasıl hissediyorsun” diye sorabiliriz. Veya arkadaşınla kavga etmek hem seni üzmüş hem de kızdırmış gibi bir yorum yapabiliriz. Belki çocuğumuz herkesin gözü önünde dayak yediği için kendini aşağılanmış hissediyordur. “o çocuğun yanına bir daha gitme” diyerek onun duygusuna çözüm getiremeyiz. Çocuğumuz bu duygusunu paylaşmadığı için ne hissettiğinin farkında bile olmaz. Ama zamanla, o çocuğun benzeri insanlarla bir arada olmaktan çekinebilir, sokağa veya okula gitmek isteyebilir. (kavganın olduğu yere bağlı olarak), diğer çocuklarla oynamak istemeyebilir, ya da sorunlarını şiddet kullanarak çözmeye yönelebilir.
Anne-baba olarak yapmamız gereken bir ebeveyn eğitimi kursuna katılıp, iletişim becerileri ve olumlu disiplin yöntemleri öğrenmek olabilir. Eğer yakınınızda bu tür eğitim veren kurumlar yoksa bu konuda yazılmış kitapları okuyabilirsiniz. Özellikle etkili anne-baba kitabını esas olan sorunlar ortaya çıkmadan önlemini almak hastalanmak mı tercih edilir yoksa aşı olmak ve hastalanmamak mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder